Demans, kişinin hatırlama, karar verme ve kendini ifade etme yeteneklerinin zamanla zayıfladığı bir durumdur.
Kısaca çoğu zaman sadece unutkanlık gibi düşünülür. Açıkçası ben de böyle sanıyordum. Ama huzurevinde çalışmaya başladıktan sonra bunun çok daha derin, çok daha farklı bir dünya olduğunu fark ettim.
Sessiz Bir Dünyanın İçine Girmek
Bazen aynı soruyu birkaç dakika içinde tekrar tekrar sorabiliyorlar. Ya da aynı kelimeleri tekrar tekrar aralıksız söyleyebiliyorlar. Bazen de yaptıkları bir şeyi hiç yapmamış gibi yeniden yapmak istiyorlar.
O anlarda ortam bir anda değişiyor. Sanki görünmeyen bir perde iniyor ve siz sessiz bir dünyanın içine giriyorsunuz. Ne yapmanız gerektiğini bilemediğiniz, sadece izlediğiniz anlar oluyor.
Doğru Olan Ne?
O noktada insanın aklına sürekli aynı sorular geliyor:
Uyarmak mı gerekiyor? Düzeltmek mi? Yoksa sadece yanında durmak mı yeterli?
Zamanla şunu öğreniyorsunuz: Her durumda “doğru cevap” yok. Bazen en doğru şey, sadece yanında kalmak oluyor.
Kelimelerin Ağırlığı
Orada şunu fark ediyorsunuz: Söylediğiniz her kelime önemli.
Çünkü basit bir cümle bile birini rahatlatabilir ya da tam tersi huzursuz edebilir.
Bu yüzden insan konuşurken bile düşünmeye başlıyor:
“Ya yanlış bir şey söylersem?”
“Ya onu üzersem?”
Ve bu düşünce zamanla işin bir parçası haline geliyor.
En Temel Şeyler Bile Unutulabiliyor
Bir süre sonra durum sadece hafıza ile ilgili olmaktan çıkıyor. Daha temel şeyleri bile etkileyebiliyor.
Bazen yemek yemeyi unutuyorlar.
Bazen su içmeyi…
Bazen ilaçlarını almayı bile
Ve bunu gördüğünüzde insan bir şeyi çok net anlıyor: İnsan zihni ne kadar güçlü olsa da, bazı şeyler zamanla kaybolabiliyor.
İçinize İşleyen Tarafı
Bu süreç sadece gözlem yapmak değil. Aynı zamanda insanı değiştiren bir deneyim.
Bir süre sonra bakışlar, sessizlikler ve küçük detaylar bile zihninizde kalıyor.
Ve şunu fark ediyorsunuz: Asıl mesele sadece bakım vermek değil, gerçekten anlamaya çalışmak.
Ve ben bunların hepsini huzurevine başladığım zaman öğrendim. Aslında orası bir huzurevi veya bir bakım merkezi değilmiş. Orası zamanın yavaşladığı ve bakışların daha anlam kazandığı yermiş.
Belki de en önemli şey şu:
Herkes hatırlamak zorunda değil.
Ama herkes anlaşılmak ister.
Ve bazen en büyük yardım, doğru kelimeler değil… sadece orada olmaktır.
Ve biz liman ekibi olarak onların her zaman yanındayız…
Kerim Aziz Ustaoğlu